Evinizin de Detoksa İhtiyacı Var

Sağlıklı beslenirsiniz, egzersiz yaparsınız ve ara sıra JÜS detoks programlarını uygulayarak, bu çabaların vücudunuzu ve zihninizi “etkili bir şekilde” arındırmasını umarsınız. Bununla birlikte, çevrenizdeki nesnelerde, özellikle de kendi evinizin dinlenme alanlarında toksinlerin ortaya çıktıklarını unutmayalım. Sıcak ve rahat hissedersiniz ve her şeyin nispeten steril edildiğinden emin olmak için uğraşırsınız ancak ağır ev temizleyicileri kullansanız, evinizin yeterince havalandığına emin değilseniz veya gizli katillere dikkat etmiyorsanız aslında yeterince arınmıyorsunuz demektir. İşte size evinizi arındırmanın 5 kolay yolu:

pencere

1. Bırakalım nefes alsın

Evlerin kışın sıcak, yazın ise serin kalmaları için yalıtılmış olması iyi bir şey olabilir, ancak bu havanın dolaşım fırsatını yok eder. Halıda, duvarlarda, kanepelerde ve kişisel eşyalarınızda gizlenen bakterileri düşünün. İçerdeki hava, dış havaya göre beş kat daha kirli olabilir. Pencerelerinizi açın ve kışın bile günde sadece 5 dakika havalandırın. Havayı canlı tutmak için gereken tek şey budur.

temizlik urunleri

2. Temizlik ürünlerinizi temizleyin

Temizlik malzemeleri bile toksik ortama katkıda bulunur; onlar dezenfekte edebilirler, ancak kendi içinde zararlı kimyasal maddelerdir. Genellikle gözleri, burun, boğaz, akciğerler ve kalpleri tahriş edebilen klorlu çamaşır suyu ve amonyak içerirler. Diğer toksik maddelerle eşleştirilmiş olan temizlik malzemelerine maruz kalmak, kanser gibi uzun vadeli olumsuz etkilere neden olabilir. Diğer zararlı içerikler arasında DEA, TEA, koruyucular, parfümler, fosfatlar ve APE bulunur. Bu tür kimyasal maddeler hormon fonksiyonunu etkiler ve cildi tahriş eder. Çoğu ev temizleyicisi de kolayca biyolojik olarak parçalanamaz, karada ve denizde, bitki ve hayvanlara zarar verebilir. Türkiye’de bulunan bazı zehirsiz temizlik markaları: UGreenClean, Erkan Samci, EcoVer, Sonnet, Sodasan ve Incia. Ya da kendi ev yapımı çok amaçlı temizleyicinizi yapın; sağlığınızı riske atmadan etkili bir şekilde temizleyebilirsiniz.

Bu çok amaçlı ev temizleyicisi sirke ve limon suyu içerir. Sirke; yağı giderir ve küf, koku, bazı lekeleri ve balmumu birikimini gidermeye çalışır. Ayrıca antibakteriyel gücü vardır ve bakteri, küf ve mikropları öldürür. Limon, hem bakterilerle savaşmada hem de ev temizleme solüsyonunun taze bir aromasında etkili.

Doğal Çok Amaçlı Ev Temizleyici

(Banyo ve mutfak yüzeyleri, aynalar ve pencereler için)

Malzemeler

  • 1/2 fincan beyaz sirke
  • 1/2 fincan taze limon suyu
  • 1/2 galon su

Yapılışı

İsteğinize göre rahatça kullanmak için püskürtme şişelerine koyun ve saklayın.

tencere

3. Tavanızdan Kurtulun

Daha cazip ayrıntılara girerken, kullandığınız tencereleri hiç düşündünüz mü? Yapışmaz tavalar; teflon, silverstone ve diğer kaplamalar ABD Çevre Koruma Ajansı tarafından kanserojen olduğu düşünülen per floro kimyasalları içerir.

Bunun yerine, kimyasalları önlemek için paslanmaz çelik, cam veya seramik kaplara ve tavalara yatırım yapı

carbon

4. Çok Geç Olmadan Karbonmonoksiti Tespit Edin

Karbonmonoksit tehlikelidir ve ölümcül olabilir. Küçük bir sızıntısı bile baş ağrısı ve yorgunluğa sebep olabilir. Bu belirtileri fark ederseniz gaz sisteminizi kontrol ettirin. Karbonmonoksit tamamen kokusuzdur, bu nedenle vücudunuza dikkat etmediğiniz veya ev sisteminizi düzenli olarak kontrol etmediğiniz sürece bunu tespit etmenin bir yolu yoktur. Çok geç olmadan kendinizi ve sağlığınızı korumak için bir detektör taktırın.

third hand smoke

5. Kapalı Mekanlarda Tütün Kullanımını Bırakın

“Üçüncü el duman” denilen gerçeklik kitlelere ulaştı; bir sigara yandığında uzun süre yüzeylere yapışan parçacıklardan ve gazlardan uzaktayız. Duman duvarlara, halıya, kanepeye ve hemen hemen her yüzey alanına girer. Dumanın eşyalarınıza girip yerleşmesine izin vermeyin, sonuçta sizi ve ailenizi etkiliyor. Dışarıda sigara içmeye devam edin.

Juice ve Smoothie arasındaki fark

Çiğ beslenmeyi savunanlar arasında yeşil smoothie ve yeşil sebze sularının sağlığa olan faydaları hakkında çok fazla karışıklık var. Her ikisinin de alkali, enzim yüklü ve besin maddeleriyle dolu içecekler olduğu anlaşılsa da, soru devam ediyor – hangisi daha sağlıklı?

Sonuçta net bir cevap yok. Her birinin yararları ve sınırlamaları var. Burada kilit nokta sizin için en iyisi; harmanlama yöntemi mi sıkma yöntemi mi ona karar vermeniz gerekir.

blender smoothie

Yeşil Smoothie (Yakında JÜS mutfağından çıkıyor!)

Yeşil smoothie, esas olarak, istediğiniz herhangi bir sıvı, meyve veya diğer eklentilerle harmanlanmış yeşillerdir. Yeşilleri harmanlayarak onların hücre duvarlarını kırarsınız ve besin değerlerinin insan vücudunda özümsenmeni kolaylaştırırsınız. Yeşil smoothie’lerin benzersiz diğer özellikleri şunlardır:

  • Lif içerir.
  • Önemli ve tatmin edicidir.
  • Hızlı ve kolayca yapılır ve temizler.
  • Bir porsiyonda yoğun miktarda yeşillik içerir.

Arınma konusunda yeni olan biri için yeşil smoothie muhteşem bir detoksifikasyonda sağlayacaktır. Lif içerdiğinden sindirime yardımcı olacak ve sizin genel vücut düzen ve bakımınıza yardımcı olacaktır.

green juice2

Yeşil Sular (JÜS 5 çeşit sunuyor!)

Yeşil su benim kişisel tercihimdir. Yeşil sular, lif içermediğinden yeşil smoothie’lerden farklıdır. Sebze-meyve sıkma işlemi sırasında lif, yeşilden tamamen ayrılır, daha hafif bir içecek olur ancak kan üzerinde daha çabuk etki yaratır. İşte yeşil suların özgün nitelikleri:

  • Besinler ve enzimler kan yoluyla kolayca absorbe edilir.
  • Sindirim sistemine mola verdirir.
  • En iyi temizleme aracıdır.

Lif eksikliği nedeniyle birçok bash yeşil suyu verirken, gelişmiş nitelikte detoksifikasyon istediğinde bu özel özellik kullanışlı hale gelir. Lif olmadan meyve/sebze suları sindirim sisteminin dinlenmesine ve vücudun iyileşmeye odaklanmasına izin verir. Yeşil sularda lif olmadığından, kan içine çok kolay şekilde asimile edilirler ve nihayetinde yeşil smoothie’den daha yüksek bir temizleme kapasitesine sahip olurlar.

Karar

Detoks yapıyorsanız veya sindirim sistemini iyileştirmeye (iyileşmesine zaman vermek) yardımcı olmak için hafif bir sabah öğünü arıyorsanız, yeşil su daha iyi bir seçenek olacaktır (aka, iyileşmek için zaman tanıyor). Lif almak istiyorsanız, yeşil bir smoothie seçin. Sonuç; sizin kişisel amacınız ve damak zevkinize kalıyor. Hızlı etkili, güçlü detoksifikasyon sonuçları istiyorsanız sebze/meyve suyu tercih edin. Hafif bir detoks, daha doyurucu bir karışım istiyorsanız smoothie tercih edin. JÜS, tüm sebze/meyve suyu ihtiyaçlarınız için burada.

Ev yapımı şekersiz granola tarifi

Granola hayatımdaki en temel şeylerden biridir, ancak onu haz veren bir atıştırmalık olarak değil, sağlıklı bir atıştırmalık olarak yapan marka bulmak çok zor. Aşağıdaki ev yapımı granola tarifinde akçaağaç şurubu ile hafif tatlı ve yoğun bir granola yapmak için saf malzemeler kullanılır. Bu granolanın öylece keyfini çıkartın ya da JÜS vegan sütleri ile (fındık veya badem öneririz) tahıl gevreği gibi tüketin!

Ev yapımı şekersiz granola tarifi

4-6 porsiyon

İçindekiler

Kuru

  • 2.5 fincan yulaf ezmesi
  • 1 fincan çiğ badem, kabaca doğranmış
  • 1/2 fincan ceviz, kabaca doğranmış
  • 1/2 fincan çiğ ayçiçeği çekirdeği
  • 1/2 fincan çiğ fındık, kabaca doğranmış
  • 2 çorba kaşığı keten tohumu
  • 2 çorba kaşığı şekerlendirilmemiş hindistancevizi tozu
  • 1 tatlı kaşığı toz tarçın
  • 1/4 çay kaşığı öğütülmüş muskat
  • 1/2 çay kaşığı deniz tuzu

Islak

  • ¼ fincan akçaağaç şurubu
  • 1 yemek kaşığı bitkisel yağ
  • 2 yemek kaşığı badem yağı
  • 1/3 fincan hindistancevizi şekeri

Ekstra:

  • 1/2 fincan kurutulmuş meyve, gerekirse doğranmış

Yapılışı

Fırını 150 dereceye kadar önceden ısıtın. Orta ısıda bir tavada ıslak malzemelerin tümünü ekleyin, tamamen ince ve eşit şekilde bir araya gelene kadar karıştırın. Kaynayınca altını kısın ve yaklaşık 5 dakika boyunca pişmeye devam edin, sonra ateşten alın.

Büyük bir kapta, bütün kuru maddeleri bir araya toplayıp ıslak karışımın üzerine, hala sıcakken dökün. Eşit şekilde bir araya gelene kadar karıştırın. Kuru malzemeler tamamen ıslak malzemelerle kaplanır.

granola1

Yağlı kağıdı fırın tepsisine koyun ve eşit derecede pişirmeyi sağlamak için fırında 45 dakika pişirirken sık sık karıştırın. Fırından çıkarın ve servis yapmadan önce soğumasını bekleyin.

granola2

Kurutulmuş meyveleri ilave edin ve soğuduktan sonra servis yapın. Ben JÜS badem sütü ile gevrek olarak yemeyi seviyorum!

granola4

Photo Credit: GlowKitchen

Sirt Food Diyeti: Çikolata ve Kahveyle Zayıflama Genini Harekete Geçirin

kahve ve cikolata

Ve işte yepyeni bir diyet trendi daha: sirt food diyeti. Hemen “yine mi başka bir diyet” deyip geçmeden önce her zamankinden çok daha iyi görünen Adele’in bu diyetin en büyük destekçilerinden biri olduğunu söyleyelim! Şimdi konu dikkatinizi çekti mi? Sirt food diyetiyle 7 gün içinde 3 kilo verilebileceği iddia ediliyor. Bu kadar kilonun bu kadar kısa bir sürede sağlıklı bir şekilde verilebildiğine inanmak biraz zor olsa da, sirt food diyetçileri öyle olduğunu iddia ediyor.

Sirt food diyetinin temeli çok basit: sirtüin proteinini aktive eden yiyeceklerden bol bol tüketin, hem çok iyi hissedin hem de çok güzel görünün. Sirtüin hücreleri enflamasyondan ve ölmekten koruyan bir çeşit protein. Sirtüinin en önemli görevlerinden biri hücrelerin korunması ve çoğalmasından sorumlu genlerin fonksiyonlarını düzenlemek. Sirtüin aynı zamanda metabolizmanın hızlanmasıyla, yağ yakımıyla ve uzun yaşamla da bağlantılı.

Sadece sirt gıdalarla beslenmekle olmuyor tabii. En iyi şekilde sonuç alabilmek için diyete başlarken bir haftalık çok ciddi bir kalori kısıtlamasına gitmek gerekiyor.

Dediklerine göre kalorinin kısıtlandığı bu dönemde zayıflama geni aktive oluyor. Evet, hepimizde zayıflama geni var! Özetle şu meydana geliyor: kalori alımı kısıtlandığında, bedende az enerji bulunuyor ve hücrelere stres yükleniyor. Sirtüin bu stresi hissediyor ve çalışmaya başlıyor. Bu da hücrelerin radikal şekilde davranmalarına sebep oluyor. Sirtüin metabolizmayı hızlandırıyor ve kasların verimini arttırıyor. Yağ yakımını aktive ediyor, enflamasyonu azaltıyor ve hücrelerdeki hasarları gideriyor. Sonuç daha fit, daha ince, daha sağlıklı bir beden oluyor.

2012 yılında yapılan bir araştırmada Sirt6 adlı bir sirtüin proteinin erkek bir farenin ömrünü %16 uzatabildiği bulunmuş. Başka bir araştırmada ise Sirt1 adlı sirtüin proteinin yüksek yağlı bir diyeti olan bir farenin sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmasıyla ilişkili olduğunu bulunmuş.

Sirtüini harekete geçiren gıdaların kilo vermede yardımcı oldukları doğru ama asıl çekici yanları daha uzun ve mutlu bir hayatı destekleyebilecek kapasiteye sahip olmaları.

green-juice

Sirt Food Diyeti Nasıl Yapılır?

Diyetin ilk safhası bir hafta sürüyor ve bu süreçte kalori kısıtlaması ile sirt gıdalardan oluşan juice’lar ve öğünlerle besleniliyor.

İlk haftanın ilk 2-3 gününde kalori alımı günde 800-1000 arası olmalı. Bu kaloriler de sirt gıdalarla hazırlanan 3 yeşil juice ve 1 öğünden oluşuyor. Haftanın kalanında kalori alımı günde 1500’e kadar çıkıyor. Bu süreçte de sirt gıdalarla hazırlanan 2 yeşil juice ve sirt gıdaların ağırlıklı olduğu 2 öğünle besleniliyor.

Diyetin ikinci safhası 14 gün sürüyor ve bu dönemde istikrarlı bir kilo kaybı gerçekleşiyor. Sirt food diyetinin yazarları uzun süre kilo kaybını sürdürebilmek için her gün sirt gıdalarla hazırlanmış 1 adet juice ile sirt gıdaların ağırlıklı olduğu 3 öğünle beslenmeyi tavsiye ediyor.

parsley

En İyi 15 Sirt Gıdası

Peki bu sirt gıdaları hangileri? Neyse ki hepsi çok leziz ve beslenmeye dahil etmesi kolay yiyecekler. Tüm bu gıdaların ortak yönü polifenol denilen, sirtüini harekete geçiren doğal bitki kimyasalına sahip olmaları. Polifenol, bitkilerin çevrelerindeki zorluklara adapte olmalarını sağlar. İçinde polifenol olan bitkilerle beslendiğimizde strese cevap veren yollar aktive olur, spor yapmadan ve oruç tutmadan orucun ve sporun bedendeki etkileri canlanır. Tüm bitkiler çevrelerindeki stres faktörlerine yanıt verecek bir sisteme sahip olsalar da sadece bazıları sirtüini harekete geçiren polifenol üretebilir. Bunu yapabilenler de sirt gıdalarıdır.  

Evinizde yemek hazırlarken en çok kullanmanızı tavsiye ettiğim sirt gıdaları aşağıdaki 15 gıdadır. Bunlar daha kısa sürede daha iyi sonuçlar almanızı sağlar (ve de süreç boyunca akıl sağlığınızı korumanıza yardım eder).  

  1. Siyah kuşüzümü
  2. Yeşil çay
  3. Bitter çikolata
  4. Kale
  5. Zeytin
  6. Kapari
  7. Maydanoz
  8. Zerdeçal
  9. Omega-3 balık yağı
  10. Soğan
  11. Kahve
  12. Ceviz
  13. Çilek
  14. Kereviz (yaprakları dahil)
  15. Karabuğday

Photo Credit: Coffee and Chocolate, Green Juice, and Parsley Images from Shutterstock

Şekersiz ve Kıvam Arttırıcısız Erik Reçeli Tarifi

Şekersiz Reçeli

Eğer reçel yemeyi çok seviyorsanız ama reçeldeki şekerin sebep olduğu ani enerji artışını sevmiyorsanız, içinde şeker ya da yapay kıvam arttırıcı bulunmayan bu erik reçeli tarifini deneyin deriz. Bu tarifle rahat sürülebilen, hem tatlı hem ekşi bir erik reçeli elde edebilirsiniz. Ben kendiminki parçacıklı bırakmayı seçtim ama dilerseniz kendinizinkini daha sulu bir kıvama getirebilirsiniz. Afiyet olsun!

Bugünlerde chia tohumu çok moda oldu ama bazen elimde trend olmuş süper besinler yerine sadece temel yiyecekler varmış gibi davranmayı seviyorum. Peki öyle olsaydı ne yapardım? Bir defa bu reçeli kesinlikle yapardım. Farklı bir doku katan ve sağlıklı yağlara sahip olan keten tohumu ile kıvamını arttırdım. Sadece birkaç malzeme ile kahvaltı sofranıza mükemmel bir reçel hazırlayabilirsiniz.

plumjam3

Şekersiz Erik Reçeli Tarifi

(4-6 kişilik)

Malzemeler

  •         2 bardak doğranmış erik
  •         ½ bardak su
  •         Bir çimdik tuz
  •         1 adet doğranmış elma
  •         1 çorba kaşığı keten tohumu
  •         1 limonun suyu

Yapılışı

Erikleri ve elmayı doğrayın. Orta ateşte bir tencereye ekleyin. ½ bardak suyu ve tuzu ekleyin. Karıştırın ve tencerenin üzerini kapatın. Pişirmeye devam edin, ateşi biraz kısın ve kaynamadığından emin olun. 20-30 dakika daha ya da karışım kıvama gelene kadar ve elma iyice yumuşayana kadar pişirin.

plumjam8

Tencereyi ateşten alın ve karışımın biraz soğumasını bekleyin. Keten tohumunu ve limon suyunu ekledikten sonra karıştırın. Daha pürüzsüz bir karışım elde etmek için bir çatal yardımıyla meyve parçacıklarını ezin.

plumjam0

İyice karıştırdıktan sonra hava geçirmeyen bir saklama kabına aktarın. Buzdolabının içinde soğumasına ve daha da kıvama gelmesine izin verdikten sonra servis edin.

 

Face Mapping: Sivilceleriniz Size Bir şey Mi Söylemeye Çalışıyor?

Sivilce

Eğer sürekli sivilceniz çıkıyorsa ya da arada bir nereden geldiğini anlayamadığınız bir sivilceyle karşılaşıyorsanız, sadece cildinizle alakalı olmayan bir durum söz konusu olabilir. Nitekim güzellik sadece ciltle alakalı değildir – eğer sivilceniz çıkıyorsa, bunu bedeninizin içinden bir şeyin tetiklediğini ve en iyi çözümün içinizdeki sorunu çözmek olduğunu unutmayın. Peki cildimize çare bulmak için bedenimizin içinde tam olarak neler olduğunu nasıl anlayabiliriz? Face mapping yani yüz haritası teorisi bu soruya cevap olabilir. Bu teoriye göre sivilceleriniz bedeninizin içinde olup bitene dair size derin bilgiler sunuyor.

Eğer sivilceleriniz aşağıdaki 5 bölgede yoğunlaşıyorsa, bedeninizde dengesi bozulmuş bölgelere işaret ediyor olabilir. Face mapping ile sadece cildinizin değil aynı zamanda çeşitli organlarınızın ve sistemlerinizin durumunu da anlayabilirsiniz.

face-map

Face Mapping: Sivilcelerinizin İşaret Ettiği 5 Sorun

1. Alın

Eğer sivilceleriniz alnınızda çıkıyorsa, muhtemelen yediğiniz yiyecekleri yeterince sindiremiyorsunuzdur. Sindirim sisteminizi güçlendirmek için et, tavuk, süt ürünleri, buğday ve pişmiş yağlar gibi ağır, sindirmesi zor yiyeceklerden uzak durun. Onlar yerine yeşillikler başta olmak üzere çiğ meyve ve sebzeleri tercih edin.

2. Kaşlarınızın Arası

Eğer normalden fazla alkol alıyorsanız, ağır ilaçlar kullanıyorsanız ya da çok fazla kızartılmış yiyecekler tüketiyorsanız, kaşlarınızın arasında sivilceler çıktığını görebilirsiniz. Bu karaciğerinizin zayıfladığına bir işarettir. Alkolü ve kızartılmış yiyecekleri azaltmakla başlayın. Her sabah limonlu su için ve karaciğeri temizleyen yiyeceklere yönelin. Öğünler arasında da hindiba kökü, kuşburnu, zerdeçal gibi karaciğeri temizleyen çayları tercih edin.

3. Burun

Fazla stres ve yağlı yiyeceklerden oluşan bir beslenme şekli kalbinize ve tansiyonunuza çok ağır gelebilir. Eğer sivilceleriniz burnunuzda çıkıyorsa, bu genellikle biraz rahatlamanız ve az yağlı yiyecekler seçmeniz gerektiğine işaret eder. İş ve özel hayatınız ne kadar stresli olursa olsun, her gün kendinize odaklanacağınız ve rahatlayabileceğiniz bir zaman yaratın. Aynı zamanda da kalbe iyi gelen yiyecekler tüketin.

4. Yanaklar

Yanaklardaki sivilceler solunum sistemiyle alakalı olabilir. Eğer alerjiniz varsa ya da sürekli hava kirliliğine maruz kalıyorsanız, yanaklarınızda lekeler görmeye başlayabilirsiniz. Ağır trafikli bölgelerden uzak durmaya çalışın ve gördüğünüz zararı hafifletmek adına bir hava filtresi satın alın.

5. Çene

Birçoğumuzun hormonal dengesizlikleri vardır ama bunun farkında bile değilizdir. Eğer sivilceleriniz çenenizde çıkıyorsa, bu hormonlarınızda bir sorun olduğuna işaret ediyor olabilir. Regl dönemlerinizde cildinize ekstra özen gösterin ve hormon dengesizliğiniz var ise bu konuyu çözmeye bakın.

Photo Credit: Woman Squeezing Pimple and Acne Map Images from Shutterstock

Eğer Kilo Veremiyorsanız, Tiroid Bozukluğunuz Olabilir

Enerjik olup sağlıklı bir kiloya sahip olmak için sarf ettiğiniz tüm çabaya rağmen bazen sağlıklı hayat formülünüz işe yaramayabilir. Belki hiçbir şeyi yanlış yapmıyorsunuzdur ama yanlış bir sorun üzerine yoğunlaşıyor olabilirsiniz. Halsiz hissetmek, fazla kilolu olmak, kuru bir cilde ve çok sert ya da kırılgan saçlara sahip olmak tiroid bezlerinin doğru çalışmadığının habercisi olabilir.

Her sekiz kadından biri hayatının bir noktasında tiroid bozukluğuna sahip olur. Yaşlandıkça tiroid daha az etkili olmaya başlar. Hipotiroid hastalığında, tiroid bezleri az çalışır ve dolayısıyla yağı enerjiye yeterli derecede çeviremezler.  

Az çalışan bir tiroidi düzeltmek ve tiroid bezinin daha iyi çalışması için yapabileceğiniz üç şey:

yogurt

1. Selenyum ve İyot

İz mineralleri, özellikle de selenyum ve iyot, tiroidinizi korumak için çok önemlidir. Selenyum eksikliği genellikle ciddi bir iltihabi durumu olanlarda ya da sindirim sisteminde sorun olanlarda görülür. Sağlıklı yetişkinler günde 55 mikrogram selenyum almalıdırlar. Sağlıklı bir tiroid için yüksek miktarda selenyum gerekse de iyodun normal seviyelerde olması gerekir. Yani tavsiye edilenin ne altında ne de üstünde olmalı. Beden kendi kendine iyot üretmez. Dolayısıyla günlük 150-299 mikrogram iyot almak için iyot bakımından zengin olan yiyecekleri abartmadan tüketmek önemlidir. Fazla iyot alımında tiroid peroksidaz denilen, doğru tiroid hormonu üretiminde rol alan enzimin çalışması etkilenir. Selenyum ve iyot birlikte tiroidin fonksiyonunu geliştirir.

Selenyum açısından zengin olan brezilya cevizi, ayçekirdeği, balık, deniz mahsulleri, et, tavuk, yumurta, mantar ve tam tahıllı yiyeceklerle beslenin. İyotlu yiyecekler arasında ise peynir, süt, yumurta, yoğurt, tuzlu su balıkları, yosun, deniz mahsulleri, soya sütü, soya sosu ve iyotlu sofra tuzu bulunur.

karin

2. Bağırsağa Dikkat Edin

Kalın bağırsağın sağlıklı olması genel sağlığınız, özellikle de tiroidin sağlıklı çalışması için çok önemlidir. Bedenimizin bağışıklık sistemine ait dokuların %70’i kalın bağırsakta bulunur. Kalın bağırsağın duvarında sorun olduğunda, proteinler kana karışabilir ve bağışıklık sistemini tehlikeye sokar. Bu da otoimmün hastalıklarına yol açabilir. Bol su içerek, lifi yüksek meyveler ve sebzeler tüketerek, az stresli bir yaşam tarzı benimseyerek sindirim sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

glutensiz unu

3. Glütenden Uzak Durun

Son zamanlarda glütensiz diyetler çok popüler oldu. Bunun da aslında çok doğru sebepleri var. Birçok araştırmaya göre Haşimato ve Graves hastalıkları gibi otoimmün hastalıkları glüten duyarlılığından kaynaklanıyor. Aslında glüten kendi başına kötü bir şey değil. Fakat glütenin içindeki gliadin adlı protein bedende tiroid bezine ait bir protein olarak algılanıyor. Kana karıştığında da bağışıklık sistemi onu yok etmeye çalışıyor. Bu da aslında bağışıklık sisteminin tiroide saldırması demek oluyor. Glüteni her yediğinizde bedeninizde altı aya kadar kaldığından glüteni tamamen bırakmanız da gerekebilir.  

Photo Credits: BowlYoung Woman with Muesli, Woman Doing Heart Symbol on Belly, and Gluten-Free Flours Images from Shutterstock

Yemişsiz ve Tohumsuz Kolay Vegan Burger Tarifi

Bitkisel besin bazlı bir diyeti sürdürmenin yolu onu kolaylaştırmaktan geçiyor. İlk başta vegan veya vejetaryen bir hayat tarzı benimsemek zor gibi görünse de aslında evde yemek pişirmeyi çok daha keyifli ve eğlenceli bir hale getiriyor. Hayvansal besinler yerine hangi yiyecekleri ve ürünleri kullanacağınızı öğrendiğiniz zaman bitkisel besin bazlı bir mutfak tasasız ve eğlenceli bir hal alıyor. Paylaştığımız bu nohutlu burger tarifi vegan yemeklerin ne kadar leziz olabileceğine dair harika bir örnek.

NOHUDUN FAYDALARI: Nohudun içerdiği molibden bedende şarap içmekten ve şarküteri etleri yemekten dolayı biriken sülfitin atılmasına destek olur. Aynı zamanda nohut hem lif oranı yüksek bir besindir hem de bol miktarda demir, bakır, çinko ve magnezyum içerir. Kolesterolü düşürmede yardımcıdır, kandaki şeker oranının dengelenmesine faydalıdır ve düşük yağ oranına sahip bir proteindir.

Nohutlu Burger

5 Kişilik

Malzemeler

  •         1 konserve nohut, ezilmiş
  •         1 çorba kaşığı zeytinyağı
  •         1 adet beyaz soğan
  •         2 adet acı biber (ya da 1 adet jalapeno)
  •         2 adet taze soğan
  •         2 diş sarımsak
  •         1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  •         ½ tatlı kaşığı karabiber
  •         ½ tatlı kaşığı paprika
  •         1.5 tatlı kaşığı kimyon
  •         1 tatlı kaşığı kişniş
  •         3 çorba kaşığı yulaf (ezilmiş)
  •         Sandviç için burger ekmeği, avokado, domates, kırmızı soğan ve yeşillik

Yapılışı

Doğranmış soğan, biberler, sarımsak ve taze soğan ile kimyon, kişniş, paprika, tuz, biber ve 1 yemek kaşığı zeytinyağını orta ateşte soğan renk değiştirene pişirin.

chickpea1

Nohudun suyunu süzdükten sonra orta boy bir kasede çatalla ya da ellerinizle ezin. Humus gibi püre haline getirmenize gerek yok, sadece biraz parçalandığından emin olun. Dilerseniz teker teker nohutları soyabilirsiniz ama bunu yapmanın yemeğe çok büyük bir etkisi olmuyor.

Soğan karışımını nohutlara ekleyin ve iyice karıştırın. Ezilmiş yulafları da ekleyin ve tekrar karıştırın.

chickpea2

Karışımı burger boyunda yayvan toplar haline getirin ve yağlı pişirme kağıdının üzerine yerleştirin. Topların üzerine zeytinyağı serpin ve 200 derecede 25 dakika pişirin.

chickpea3

Burger ekmeğinin içine topları, yeşillik, soğan, domates ve avokadoyu ekledikten sonra yemeğiniz hazır.

chickpea5